ANA BİLİM DALI BAŞKANIN MESAJI
|
......Aile Hekimliği uzmanları, tüm dünyada kişiye yönelik koruyucu ve tedavi edici hizmetleri yürüten ve sıklıkla ilk temas edilen hekimlerdir. Aile hekimliği ülkemizde geçmişi altmışlı yıllara dayanmakla birlikte seksenli yıllardan sonra mevcut birinci basamak sağlık sistemini güçlendirmek amacıyla gündeme gelmiştir. Aile hekimliğinin kendine özgü çalışma biçimiyle bir disiplin ve uzmanlık alanı olması nedeniyle aile hekimliği uzmanları özel eğitim almak durumundadır.
|
......Sağlık bilimlerinde özellikle son yirmi yıldır bir paradigma değişimi gözlenmektedir. Bu değişimin başlamasında şüphesiz yetmişli yılların sonunda beyan edilen Alma Ata Deklarasyonunun rolü olmuştur. Alma Ata’da, toplumun sağlığının korunması ve geliştirilebilmesi için birinci basmak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır.
......Avrupa Birliği gibi birliklerin Aile Hekimliği*ni resmi birinci basamak hizmet sunum alanı olarak ilan etmeleri bu açıklamadan sonraki döneme denk gelmektedir. Doksanlı yılların başında ise Doğu Bloğu Ülkelerinin reform süreçlerinde bu ülkelerin insanlarının sağlıklarını koruma görevini yine Aile Hekimliği üstlenmiştir1. Görüldüğü gibi, gün geçtikçe aile hekimliğine ilgi artmaktadır. Aile Hekimliği meslek derneklerinin federasyonu görevini sürdüren WONCA’ya şu anda 100’den fazla ülkenin üye olması bunun diğer bir göstergesidir.
......Aile hekimliğin ülkelerde gösterdiği başarıya rağmen, üniversitelere nüfuz etmede zorlanmıştır. “…Dünyada temel tıp eğitimine aile hekimliği eğitiminin dahil edilmesi çalışmaları halen sürerken, bu konuda karşılaşılan en büyük zorluk, toplumun gereksinimlerine göre değil de tıp biliminin gereksinimlerine yönelik oluşturulmuş klasik (kişileri hasta, hekimleri tedavi edici olarak gören) tıp eğitim programlarının değiştirilmesine karşı var olan dirençtir. Ancak değişen koşullara ve insanların beklentilerine ayak uydurmak zorunda olan tıp fakülteleri konunun önemini anlamışlar ve eğitim programlarında bazı düzenlemelere gitmişlerdir. Bu konuda tıp ve eğitim literatüründe bilgiler giderek artmaktadır…”2.
......Aile Hekimliği bir tıp disiplinidir ve bir klinik uygulama biçimidir. Ülkemizde yanlışlıkla kullanıldığı gibi bir “sağlık sistemi”, “ekonomik model” ya da “ideolojik akım” değildir. Aile hekimleri farklı ekonomik uygulamalar ve yönetim biçimlerine sahip ülkelerde hizmet verebilmektedir (Örn. ABD, İngiltere ya da Küba, Venezuela). İlgili ülkelerin iyi ya da kötü uygulamalarında doğrudan karar verici değillerdir ve ülkelerindeki neoliberal eğilimlerden sorumlu tutulmamalıdırlar.
......Ülkemizde, yapılan reform uygulamalarına “sağlıkta dönüşüm” adı verilmiştir ve öngördükleri birinci basamak sağlık hizmetlerinin “Aile Doktorları” ile sağlanılması hedeflenmektedir. Her ne kadar bu hedefler çerçevesinde Aile Hekimliği disiplininin ortaya koyduğu bazı enstrümanlardan yararlanılsa da arzu edilen bir aile hekimliği temelli sağlık hizmetine yönelik daha çok çaba harcanması gerekmektedir. Bazı Demokratik Kitle Örgütleri ve Derneklerin Üniversitelerde akademik bir aile hekimliği kapasitesinin varlığına rağmen, başka arayışlar içinde bulunmaları yapılan çalışmaların tekrarlanmasına ve lüzumsuz tartışmalara neden olmaktadır.
......Oysa amaç hep aynı olmuştur: “Hastalık olup olmamasına bakmaksızın, her yaştaki kişiye, ailesi ile birlikte, sürekli ve kapsamlı hizmet sunmak; hasta ile kişisel ve güvenli bir ilişki oluştururken, bireyin tüm sağlık gereksinimlerini karşılamanın sorumluluğunu kabul etmektir3”.
......Halkımızın sağlığını koruyabilmek ve geliştirebilmek için günümüzün birinci basamak hekiminin yeterli, ortama uygun eğitimin yanı sıra; uygun çalışma koşullarına, uygun bir ücretlendirmeye; işini her zaman layıkıyla yerine getirebilmesi için de bir mesleki kimliğe gereksinimi vardır. Bu kimliğin adını Aile Hekimliği Uzmanlığı olarak koymak mümkündür.
......Akademik gelişimini sürdüren Aile Hekimliği Disiplini katılımcı ve demokratik olarak birinci basamakta çalışan herkesi kucaklamaya hazırdır. Birinci basamak gerçeğinde yaşanan birçok olumsuzluğa birlikte çözüm üretmeye ve insanlarımıza daha yüksek kalitede sağlık hizmeti sunmak için yeni yöntemler geliştirmeye ve bu yöntemleri bizzat sahada uygulamaya adaydır.
......Ülkemizdeki sağlık sisteminin beklenilenden farklı gelişmesi, örgütlenme sorunları ve mevzuat uyumsuzluklarından kaynaklanan birçok sorunun süreç içerisinde ortadan kalkması için çaba harcanacaktır.
Not: * Aile Hekimliği ile Genel Pratisyenlik kavramları özdeştir.
Kaynaklar:
1 The World Health Report 2000. Addressing the major health system challenges. Geneva: WHO.2000.
2 Prof. Dr. Süleyman Görpelioğlu. TÜRKİYE’DE BİR UZMANLIK DALI OLARAK AİLE HEKİMLİĞİ. 1. Ulusal Aile Hekimliği Günleri, Edirne. 2001.
3 WONCA Avrupa. AİLE HEKİMLİĞİ / GENEL PRATİSYENLİK AVRUPA TANIMI. 2002.